good morning enn.

sabah, enish uyandırdı beni. aslında erken uyanmıştım ama yataktan çıkasım gelmedi bir türlü. bugün günlerden perşembeydi ve kardeşleri ile beraber, onun, arka bahçedeki fıstık bayramı servisi gecikmişti. günleri bile biliyor bu hayvanlar. sadece konuşamıyorlar. ABD’ye döndüğümden beri, hiç camımdan içeri girmedi enish. bugün, camı açtığımda, bir kokarcanın, dün gece tüm mahalleyi, kedere boğduğunu farkettim. bu hayvan korktuğunda, kokusunu öyle bir püskürtüyor ki, 4 sokakta yaşam duruyor. fıstık kavanozunu açıp gösterdim enish’e, yere koyduktan sonra, içeri gel enish diye seslendim. her zaman içeri girmez. girene kadar da dondum tişörtle olduğum için. hava birden 0 dereceye düştü geceleri. öğlene kadar ısınmıyor.

sonunda girdi. nerdeyse tüm kavanozu yedi, her yere kabukları saçtı ve gitti. sonra çalışma arkadaşım aradı. bugünü ben alsam, yarın sabahı sen alır mısın diye. severek kabul ettim çünkü bugün dinlenmem gerekiyordu artık. yarı zamanlı çalışmanın en güzel yanı bu. esnek çalışma saatleri. tatile gitmeye karar verdiğinizde de harika çalışıyor bu. yani aslında off günlerim var. sadece çalışmam gereken saatleri, önceden çalışmam gerekiyor. bu sırada da başkası off alıyor. sonra ben gidiyorum, o yerime bakıyor. burada, çalışma arkadaşları ile iyi geçinmek, bu yüzden çok önemli.

‘son kez yattı, üzümlü kek’in kucağına. üzümlü kek, anlayamamıştı olacakları. ona sarıldı çocuk kalpli, ve sonra su samuru yavrusu gibi üzerine yattı. birden cansızlaştı o an. gerçek bir oyuncağa dönüştü. üzümlü kek çok ağlasa da, kötü de olmamıştı aslında, hep böyle, onun ellerinde can vermek istemişti. ölünce ruhu, kendi kalesine doğru uçtu. böylece kendisini de, üzümlü kekin kalbine gömmüş oldu. artık, sonsuza dek orada uyuyacak.’

ama böyle olmadı. üzümlü kek, kucağındaki ayıyı göz yaşları ile uyandırdı. yıllarca ağladı, oyuncak ayıya sarılarak. cuma günü, anestezi aldın, hala etkisindesin, bu gerçek duyguların değil diye bağırıyordu. sonunda dayanamadı çocuk kalpli. derin uykusundan kalkıp, tekrar canlandı. uyandı çünkü bazı vazgeçişler, sevgisizlikten değil, çaresizliktendi.

neysek oyuz. başkası olamıyoruz.

onu biraz teselli ettikten sonra, konuşmaya başladım. doğru mu anlıyorum? hiçbir hayalimiz gerçek olmayacak, beni, noel’de ağlatıp, sonrasında klonopin kullandıracaksın, sonra nasıl olsa kucağında uyanacağım, tekrar barışacağız ama o sırada, işimin birini hatta muhtemelen ikisini birden kaybedeceğim, beynim uyuştuğu için üniversiteye başlasam da, hiçbir şey anlamayacağım, zaten muhtemelen, araba kullanamadığım için gidemeyeceğim de, sen de bu sırada, sevdiklerinle uzun yolculuklara atacaksın kendini, her yerden bloke kalacağım, elime bir tane daha fotoğrafın geçmeyecek? vicdanına, doğruluğuna, kalbine yakışıyor mu bunlar!! birisi kaçamıyor diye, sürekli eziyet etmek mi gerekir? bir gün gerçekten öldüğümde ne yapacaksın?

cevabı bana kalsın. çünkü geleceği değiştiriyor gerçek üzümlü kek, bunu okudukça.

alışverişe gittim bu sabah. noel süslerinin, ortaya çıktığını biliyordum. burada, noel, şükran gününde başlar diyenler var ama süsleri ve oyuncakları çıkarmaya üşendikleri için, sığındıkları bir bahane bu bence. noel gayet de başlıyor, cadılar bayramından sonra.

hava da, evet noel geldi gibi soğudu. ilk kar da düştü zaten. sadece, kırmızı yapraklı ağacım, yaprakları tam rengine kavuşamadan, dökülmeye başladığı için üzülüyorum. yoksa soğuğu seviyorum. uyumak öyle tatlı oluyor ki geceleri…

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.