superstar.

thursday from the days. i love you so much raisin cake but you…

yine gökgürültüsü ve şiddetli yağmur eşliğinde uyandım bu sabah. çok geç kalkmak istemiştim aslında ama olmadı bu gürültü yüzünden. güzel bir haberle başlamışım güne aslında. softball koçum mail atmış. sağlık testini geçememiştim, hatta daha üzücü başka şeyler de olmuştu buraya yazmadığım. eşimin babası aramıştı spor merkezini! durumumu anlatmıştı daha sağlık raporum olmadan. beni rezil etmişti. ben de tabii bilmiyorum bu konuşmayı, o merkeze gidip bilgi almaya çalıştım. görüşeceğim kişinin sekreterinin alaycı bakışlarına kaldım birkaç saniye. hatta odada bulunan başka birine bakıp güldü. hani yine mi bu konu der gibilerden. konuşulmuş ve dalga geçilmiş belli ki! sonradan anladım.

çok hüzün vericiydi. ağlayacaktım resmen. bunun yerine eşimin babası ile tartıştım. bana hala anlatmaya çalışıyor, yok orası ulusal lig, sağlık sorunların olmasa da takımda oynayacak kadar iyi değilsin, yok çok yorulursan derslerin aksar. eşim, babama, fuck off de geç, demişti. fuck off demedim ama söylediklerim yerine, fuck off dememi çok isterdi eminim.

yine de son kararı koç verecekti. koçtan da bir şey duymadım bugüne kadar. bugün mail atmış. sana bu sağlık koşullarında evet diyemem ama bir nedenden hayır da demek gelmiyor içimden, bana kış hazırlıklarında yeniden yaz, maça çıkamasan da takımla çalışabilirsin ve bizimle oynayabilirsin yazmış.

zaten istediğim buydu. hem o kadar iyi değildim, hem de takımda oynayacak kadar genç. ben sadece bir takımda olmanın ruhunu hissetmek, sporcu gibi giyinmek istemiştim.

olacak gibi…

keşke bir de öteki işten haber duysam da, haftalık çalışma ve spor yapma programımı netleştirsem. gerçi, şu an çalıştığım yerdeki de net değil. aktivitelere bağlı olarak, sürekli değiştiriyoruz. sadece spor aktiviteleri düzenlemiyoruz bu arada, halkı sevindirecek her şeyde varız.

bugün öğleden sonra gideceğim ama aktivitemiz iptal olacak devamında muhtemelen. bu yağmur zeminden yarına kadar kalkmaz. bugün t-ball çalışacaktık.

y’a gideyim en iyisi. kaslarım iyileşti. koşmayacağım ama grup aktivitelerine katılacağım. bundan sonra haftada 2 kere koşacağım sadece. sanırım yukarıda yazdığım üzücü olay da, beni eskisi gibi koşmaya itti.

istesem daha da koşacaktım üstelik.

hep derim, bizi hayata bağlayan dostlarımızdır ama hayatta kalmamızı sağlayanlar ise düşmanlar.

çocuk kalpli

3 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Cindy Georgakas dedi ki:

    Nice site although I only can read english. Thanks for the follow. I’m now following you as well-:)

    Liked by 1 kişi

    1. Thank you. Your have got my attention, too! I use Translate for Safari extension, It helps a lot. I mean I’m okay for English of course but there’re good German, Italian and French blogs in here. I love them.

      Liked by 1 kişi

      1. Cindy Georgakas dedi ki:

        Lol
        I know and I wish I had time to use it. Thanks for letting me know-:)🙏

        Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.