pumpkins and red sunset tree.

daha da sakin. kabus dolu bir gece olsa da, içimdeki fırtına durmuş gibi. sonbahar bu, kolay değil. bu yüzden, çok hoşlandığım bir mevsim değil ama yine de bir şeyler yapacağım. dün bir şey yapmaya, ilk red sunset apple ağacımı seçerek başladım.

o bile çok yolunda gitmedi ama neyse. ne olursa olsun güzel bir şey yapıyoruz. ağacımı seçtim ama dikerken bir sürü olası sorunla karşılacağız. zaten ağaç 150 dolar, dikim işlemi ise 200 dolardı. buradan belliydi nelerle uğraşacağımız. evin değer kaybına uğramaması için, çok akıllı bir seçim yapmamız gerekiyor, bahçede koyacağımız yer için. ben ön bahçe diyordum ama eşimin babası, reddedilemeyecek bir teklif yaptı. arka bahçeye dikelim, mutfağına da yaz odası ekleyelim diye. ön bahçeye dikersek, evin gelecekte güneş alamama sorunu var. hala son kararımı vermedim, ağacın geleceği güne de saklıyor olabilirim. 3 hafta sonra gelecek ağaç. öyle de hızlılar!

bal kabakları ortaya çıktı. sincaplarım için büyüklerinden alacağım. afiyetle yesinler, üstleri başları turuncu olsun. bugün alışveriş sepetimize sığmadılar. bu ufaklardan aldık.

yarın placement sınavına gireceğim. sakinleşmem, ona da daha olumlu bakmama neden oldu. örnek sorulara baktım da, bunu geçemeyen, zaten herhangi bir şey okuyamaz gibi bir durum var. ingilizce bilgisini ölçüyor genelde. matematik de aşırı basit. hallederim bunu ama doktorum perşembe günü yardım etmeseydi, yarın 100 puandan 10’unu bile alamazdım. paragraflar beni paniğe sokardı ve sınavı terk ederdim.

işi konusu ne olacak hala bilmiyorum. bu bölümle birlikte 480 saat, çocuklarla çalışmam gerekiyor ki, yeterlilik belgemi alabileyim. bunlar olmazsa, sınava bile giremiyorum eğitimden sonra. birbirlerine bağlılar. normalde hiç sorun çıkmaması gerekiyor, olayı anlatarak bu işten de sıyırmanız lazım ama çocuk olunca, tek gecelik arrest bile sorun çıkarabilecek durumda.

bu hafta hayallerime veda etmem de gerekebilir. o yüzden, çok iyi oldu doktorun müdahalesi. verebileceği de en küçük dozu verdi. rüyalarımda fırtına estirdi biraz. sabaha kadar üzümlü kekin, geçen yaz yaşadığı olayda, onu kurtarmaya çalıştım. onu buluyorum, üzerine kapanıyorum, benim yaralanmam gerekirken, bana hiçbir şey olmuyor, o kanlar içinde kalıyor. kendime defalarca söylüyorum uyanınca, değiştirebileceğin bir şey yok, bu olay oldu ama geride kaldı, üzümlü kek iyileşti, diyorum. dalıyorum. yine aynı rüya.

birgün mutlaka, beyrut’a gitmem lazım, bu rüyayı aşabilmem için.

umarım yakın gelecekte çağrılırım.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.