you and i, will never die.

yağmur dinmiş gibi bir sabah. sonunda sakinleşmişim. çiçekle uyandım. evlilik yıldönümümmüş meğer. yarın sanıyordum. 26’sında evlendiğimize o kadar emindim ki dün…

çok yıpranmıştım ek sakinleştirici almadan önce. sorunlar sabahın 9’unda başlıyor akşam 5’e kadar bitmiyordu. tüm hafta bir yandan iş, diğer yandan okul belgeleri ile uğraştım. yeni iş yerimle ilgili sıkıntılar oldu. pazartesi duymam gereken şeyleri duyamayınca, aldığım reckless driving 3 puanının, background sisteminde çıkıp çıkmadığını kafamda kurmaya başladım. salı günü haber geldi beni alan birimden, haftaya gözlemlemeye çağrıldım ama insan kaynakları hiçbir şey yapmış durumda değil. sadece pasaportumda, çalışabileceğime dair stamp olması gerektiğini belirttiler, beni alan kişi aracılığıyla. ben de atladım detroit’e gittim. aldım ama orada da bir kötü haber vardı. belgelerim mart’tan beri orada, uscis’te. mutlaka mülakat görüşme notu konulmuş. bekliyordum bunu. ABD’ye geldiğimden beri başıma gelmeyen kalmadı. bas bas bağırıyor evraklarım, ben uyum sağlayamadım diye. nedeni sorulacak, belki de araştırılıyor şu an.

tüm bunlar olurken, bir de okul belgeleri ile uğraşıyordum ama kafamda da soru işaretleri var. şimdi ben, background sonrası reckless driving’ten dolayı işe alınmazsam, ne diye çocuklarla ilgili bir bölüm okuyorum ki? 1 yıl, 120 saat derse gireceğim üniversite öğrencisi olup. sonra 480 saat stajımı tamamlayacağım, sonrasını da şu an net olarak bilmiyorum ama yine ufak bir kurs ve sınav olacak, yeterlilik belgemi almak için. nereden baksan, hayatımın 2-3 yılı. bir de burs konusunda bana sıkıntı çıktı. maddi olarak, yardım almaya uygun bulunmadım ama olacak gibi çok uğraştık, tüm hafta. en son, diplomalarım olduğu halde yabancı bir öğrenci olduğum için, placement test’e tabii tutulacağımı da öğrenmem ile benim şalterlerim attı. hemen de girmem lazım, ders seçebilmem için. hiçbir hazırlığım yok. matematiği halletsem bile kocaman paragrafları çok zor çözerim. bu test, üniversitede okuyabilir misinizi ölçüyor.

yani üniversite işim bile sıkıntı da…

ve paniğin en büyük nedeni ise, tabii ki üzümlü kekimle olan kısmıydı. anlatılması imkansız bir dünya üzerinden diyalog kuruyoruz. o dünyada bazen, büyük karışıklıklar olabiliyor. kötü hissettiğim için de, daha da karıştı her şey.

dün bir arkadaşımla konuşuyordum hayatımla ilgili. iki kişiden bahsediyordum. biriyle 60 gün çok mutsuzsam 300 gün mutluyum ama diğeri ile 300 gün çok mutsuzsam 60 gün mutluyum ve bu 60 gün için her şeye değer, diyordum.

sanırım bu, bugün neden, yıldönümünü yanlış tarihte sanmamı açıklıyor. ben, o 60 mutlu gün için yaşıyorum.

biz asla ölmeyeceğiz.

çocuk kalpli

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.