ça ça.

yeni iş yerime gittim bugün. oradan da aktivite salonumuza. kyle’ın kardeşinin cenaze evi. aynı zamanda bir spor salonu. burada, spor salonları da kullanılıyor bu işler için. kimse bir cenaze evi için, 10-15.000 dolar harcamak istemiyor. ölen kişi çok zenginse ne ala ama genelde böyle yerlerde yapılıyor. kevin’ı hatırlayıp, tuhaf hissedeceğim her zaman.

bu işe koyulduğumdan beri, hep ilkokul günlerim geliyor aklıma. o zamanlar, masa tenisi şampiyonalarına giderdim, yıldaki sayısını hatırlayamıyorum. minikler, yıldızlar, gençler, büyükler. minik olduğumuzdan hepsine katılım hakkımız vardı. o zamanlar, maçların hep aydın, muğla, istanbul, eskişehir’de olduğunu hatırlıyorum. özellikle yazın başındakiler ve sonundakiler, kesin ya aydın’a, ya muğla’ya denk geliyor. o zamanlar anlayamazdım nedenini ama şimdi düşündüğümde, katılımcıların ve yöneticilerin tatil yerlerinden yararlanmak istediği çok açıktı. biz ise ölürdük o yollarda. zonguldak’tan, aydın’a gidiyoruz. çocuk olduğumuzdan, hız kısıtı var, yollar da kötü, saatte 60 km ile bile gidemiyoruz. abartmıyorum en az 18 saat giderdik. uyur dururduk. annelerimiz, babalarımız her zaman, araçta rahat uyuyabilmek için bizi o araca, yastıklarla, çorap üstü terlik ve sandaletlerle bindirirdi. bir takımda, 2 okulduk. benim okulumdakilerin hepsi erkekti. kız takım arkadaşlarım başka okuldandı. bize pek uymuyorlardı ama ben çocuklarla deli gibi kuduruyordum. her yolculukta en az 3-4 saat şarkı söyler, dans ederdik. hocamız ve şöförümüz delinin tekiydi. bizimle çok eğlenirdi. bir yerden sonra yolculuğun da verdiği yorgunlukla ölü gibi uyurduk.

bir yolculuğumuzda, varmaya yakın öyle güzel uyuyorduk ki, hiç uyanasınımız yoktu o yüzden. birden hocamızın o şarkıyı açtığını hatırlıyorum. 1995 yılı. kaset doldurmuş bizim için. fatih erkoç’un ça ça şarkısını da eklemiş.

tembeller kalkın, eller havaya diye uyandırdı bizi. sözleri de çok komik. bu şarkının bir animasyonun müziği olma şansı da var, çok hatırlamıyorum. en güzel uykudan uyandırılışımdan biriydi.

‘ben her zaman uyuşuk bir insandım eskiden, nasılsa bu çaçayı yazdım bilmeden,

bütün vücudumun duygusu değişti ve ruhum bu çaçayla göğe erişti,

herkes içindir bu çaça genci yaşlısı,

mutlu olmak istiyorsan haydi çaçaça…’

gerçekten bu kafalarda olmak gerekiyor çocuklarla zaman geçirebilmek için. ben ise 7-24 bu kafadayım. çok eğleneceğim yeni işimde. şu an kullanacağım şarkılara eklesem mi diye düşünüyorum, anlamasalar bile eğlenirler mi acaba? ruhları bizimki gibi mutlu olur mu? yıllar sonra beni de böyle anarlar mı? kamplar ve spor karşılaşmalarına gidiş de var programımda. mutlaka aklımda olacak bu şarkı.

bu da bir ufaklık anım olsun. yarın da göle yüzmeye gidip, tatil yerlerini özlemeye, noelin gelişi için sevinmeye başlayayım.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.