chunk.

bahçemizde dev bir dağ sıçanı olması gibi, bir sorunumuz var bugünlerde. yakında kış uykusuna yatacağından, bahçemizde ne varsa yiyor. sadece fıstıkları ve çekirdekleri değil, çiçekleri hatta çimleri bile yiyor. bu durum yüzünden sincaplarım dağılmış durumda. yedirmiyor hiçbirine, dövüyor onları, sadece enish’i besleyebiliyorum camdan. gerçi onlar da zor durumda değiller, tüm ağaçlar yemişlerini döküyor şu an, kabaklar da ortaya çıkmaya başladı. sonbahar, adeta festival sincaplar için. şu an biraz içerliyorum ama havalar iyice soğuyunca geleceklerini biliyorum.

hala evi temizlemekle uğraşıyoruz. bir yandan da işle ilgili belgelerimi toplamaya ve karar vermeye çalışıyorum. kimse americorps’u istemiyor. özellikle becca, en son insani yardım projesinde, beraber çalıştığımızdan, 1 ay bile dayanamazsın, diyor, çünkü yardım almak için, yine aynı kitlenin çocukları ile çalışacaksın, sürekli gülmen gerekecek, beceremeyeceksin, doktor yardımına ihtiyaç duyacaksın, hem saatleri çok uzun, hemen hastalanacaksın, baban da rahatsızlandı, sakın bu işe girme, daha esnek saatleri olan, gençlik çalışanı işini seç.

ben de böyle yapacağımdan, forma girmeye çalışıyorum. sabahları çayırda yürüyorum. herhalde ymca de başlarım 1-2 gün içinde. günlük en az 2 çalışma saatim, çocuklarla aktif olarak oynayarak geçecek. çoğunlukla, basketbol ve futbol. çocuk kalpli koş!

becca, çok kötü bulmadı beni bu sefer. sadece dikkatim dağınık ama bu benim genel sıkıntım zaten. yeni bir şey değil.

kötü değilim. üzümlü kekimle de değilim. hiçbir kızışım çok üzün sürmüyor zaten ama dün gece bir isteğimi ilettim ona. o da olmazsa, ne yapacağımızı gerçekten bilmiyorum üzümlü kek, dedim. o ise, hala net cevaplar vermiyor bu konuda rüyamda. sanki daha çok seviyor burada kurduğumuz dünyayı. sadece şöyle bir sorun var, ben de eski dünyamızı seviyorum ve onun yeni dünyasına da karışmak istiyorum. hiçbir şey bilmiyorum onunla ilgili. adil değil. ona, günde birkaç mesajın dışında her şeyin hala buradan devam edeceğini söyledim, korkun buysa sakın yapma bunu üzümlü kek, bu büyüden vazgeçecek değilim, dedim, zamanımız doluyor, hem yaşlanıyoruz hem de geleceğin ne getireceğini bilmiyoruz olumsuz anlamda.

başka şeyler de konuştuk ama hepsini yazmıyorum buraya. hiçbir zaman hepsini girmiyorum. bu, rüyamdaki üzümlü kekin de isteği. bilmiyorum sorunumuz hala tam olarak ne ama üzümlü kekin, kendi içerisinde bunu çözeceğine ve bir yolunu bulacağını ummaktan başka elimden bir şey gelmiyor.

vazgeçsen olmuyor, geçmesen de olmuyor. bu durum gerçekten değişmeli. aklımı tamamen yitirmekten korkuyorum artık.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.