seferihisar, izmir.

dün annemlerle birlikte, ölen arkadaşımın mezarına gittik. son anda mezara gitmek yerine, ailesine baş sağlığına gittik. mezarlar ona göre değildi. bana göre de değildi. mezara gittiğim an, o ölmüş demekti. ben böyle bir şeyi kabul edemezdim. danslarıyla, şarkılarıya, yaptığı yemeklerle, verdiği eğitimlerle, o sonsuza kadar yaşayacaktı. uzun bir tatile gitmişti. belki de abd’ye. o ölmemişti. öyle kabul edecektim.

hazır gitmişken ufak da dolaştık, büyüyüp gezdiği sokakları. onun gibi hissetmeye çalıştım.

dün gece, üzümlü kek’e bunlardan bahsetiyordum. nedir seni bugünden koruyan, ya aynısını yaşarsan üzümlü kek, bir gözüm arkada mı kalacak benim diye soruyordum. kafamı öpüp, hayır yakın zaman içinde geleceğimi biliyorsun, bunlar hep alıştırma diyor.

ah üzümlü kek, yaz demiştin, diyorum…

susuyor. noel demeye korkuyorum, sözünü yine tutmaz, beni hıçkırıklara boğar diye. kutuplara da gitmiyoruz. tek blokemi bile açmadı. bir şey olsa, hayır benim hiç alakam yok, hiçbir cevap yazmadım, zaten her yerimden de bloke diyecek sanki.

tek bildiğim, onu dünyaki her şeyden daha çok seviyorum. bir şekilde bir araya gelmek zorundayız.

hiç beklemediğimiz bi anda hayat bitiyor…

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.