return to earth.

easter süsleri kaldırıldı. memorial day – 4th july’a hazırlıklar başladı. ben de gidip, kapıma yeni süs aldım böylelikle.

1918 hazır. çimleri de kestim. tabi sadece dışı hazır. içini öyle mahvetmişiz ki eşimle son 5-6 aydır. bir baktık, altından kalmayacağız kadar kirlenmiş ev. kuşlar özellikle mahvetmiş. eğer hayvanınız varsa, bir de eviniz 3 katlıysa, evinizi sık sık temizlemeniz gerekiyor işlerin birikmemesi için. tüyleri evin her yerine gitmiş tozlarla beraber. tek diyebileceğim, gitti $500. utanıyorum böyle olduğu için ama okb’sal sorunlarımız da var. gerçekten altından kalkamayacağımız boyutlarda.

bu hayattan 3 şey diledim. 3’ü de sen oldun.

çok eskiye ait aslında bu yazdığım 3.05. ben hep yazarım. bundan önce de bloglarım, bazı sitelerde üyeliklerim vardı. onlardan biri, 20’li yaşların başında yazdığım, alaaddinin’in sihirli lambası üzerineydi ve ben 3 rakamının tuhaflığını ve gücünü, ilk o zamanlar fark etmiştim. neden alaaddin sihirli lambasını kullandığında, sadece 3 hakkı olur dilemek için? çünkü istekler dünyasında, ancak ne istediğimizi bilirsek, dileklerimiz gerçek olur. istediklerini alamayan insanlar yoktur, sürekli istekleri değişen insanlar vardır. bunlar ne istediklerini hiç bilmezler, istediklerine de kavuşamazlar.

ben bu hayatta tüm dilek haklarımı üzümlü kek’ten yana kullandım. şu an davam için bile dua etmiyorum. hayırlısı neyse o olsun diyip geçiyorum. çünkü bir ceza almam gerekiyorsa ve ben onu almazsam, gelecekte yine benden çıkacağını biliyorum.

yarın üzümlü kek’i bu hayatta gördüğüm son gün. 18 nisan 2015 yılındaydı. benim için kötü zamanlardı. uyku ilacı batağına öyle bir düşmüştüm ki, o günü de hatırlamıyorum. bugünlerde, o zaman neden bu kadar uyuduğumu düşünüyorum. aslında sebebim o kadar açıktı ki. ben arkadaşlığımıza ihanet ediyordum. duygularımı dizginleyebilmek adına, kendime zarar veriyordum, çünkü onu kaybetmekten korkuyordum. giderse hayatım biterdi.

ne yazık ki yine gitti…

hayatım bitmedi belki ama öyle çok iyi de yürümedi. her şeyde biraz üzümlü kek vardı. unutmaya çalışsam da başaramadım. defalarca geride bırakmayı denedim. bir türlü olmadı.

bir nedeni varmış meğer.

ilk becca’ya anlattım bu durumu, sırrını söylemeden. hiç hayal bile edemeyeceğim bir şey oldu, hala gerçek olup olmadığını bilmiyorum ama her şeyi açıklıyor, dedim. ben buna zaten emindim, hiç şaşırmadım, öyle aptalsın ki, bu aptallık karşısında ne yapacağını bilememiştir, dedi.

çok sever beni becca. hemen taraf değişti!

sonra kardeşimle konuştum. bir daha onunla ilgili tek yorum yapmanı istemiyorum, çünkü bu hayatta kimse beni, onun kadar sevmedi ve tüm olanlar için haklı bir açıklaması var, dedim. tek bir şey istiyorum, ne olur bu yaz bari foça’ya getirme, ben size izmir’deki evimi veririm, ben kalayım annemlerle, onda afrika mutasyonu olur, çok güçlü bir bünyesi var onun, asemptomatik geçirir, virüs aldığını bile anlayamaz, öldürsün babamı, dedi.

kabul ama gerçekten tek kötü söz daha istemiyorum, kendime sayar, seni hayatımdan sonsuza kadar çıkarırım, dedim.

virüs konusunda haklı ama ben çok istiyorum foça’daki yazlığımızda da zaman geçirmek. tabii bunun için ilk barışmamız gerekiyor. bir de benim türkiye’ye gelebilmem. bu yaz ağlatmayacağına söz verdi üzümlü kek. başarır umarım. sabırsızım ama haklıyım bir şekilde. 2 yıldır gece gündüz demeden uğraşıyorum. ayrı ilk 4 yılımız da denediğim şeyler oldu ama böyle değildi. o da hep aynı şeyi diyor rüyalarımda.

zamanı varmış demek ki diyor…

bu zamanı var olayı, bu işe ilk başladığımda çok defa tekrarlandı benim için. başka kişiler tarafından, hem gerçek hayatımda, hem rüyalarımda, özel insanlar tarafından söylendi. birisi ölmüş erkek arkadaşımdı ki, inanılmazdı. onu her zaman göremiyorum ben. 4. boyuta ulaşmam gerekiyor onu görmek için ama ben o boyutu kaldıramıyorum. enerjisi benim için çok fazla. bir varlığın yardımını almadan, oralarda gezebilmem çok zor.

o boyuta geçiş de zor. ancak, kalbi duran, komaya giren insanlar gidebiliyor oralara. eğer ölüm sonrası deneyimlerini araştırırsanız, hepsinden benzer şeyler duyarsınız.

“parlak bir tünelden geçtim. huzur içindeydim. ölü yakınlarımı gördüm. sonra zamanımın henüz gelmediğini söylediler.

gidip dönenler bunlar.

tıpkı çocuk kalpli gibi. 13 haziran 1984 günü doğmadım ben. 13 haziran’da öldüm. kalbim durdu. sonra 14 haziran’da dünyaya geldim.

işte bu şu anki yaşamımı özetliyor. nasıl bu kadar kolay yolculuk yapabiliyorum. üzümlü kek’le de özel bir dünyamız var.

üzümlü kek dönerse, bizim için her şey harika olacak. çünkü o da, benimle olacak ben bir şeyleri yapmadan önce. rüyalarımda ne yapmam gerektiğini söyleyecek. eski olumsuzluklarımızı yaşamayacağız. mutlaka yine kavga ederiz ama tuzu biberi olur.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.