kalbimi kırdın, oraya gidiyorsun.

gülü seven dikenine katlanır ama eminim söyleyen dahil, hiçkimse, benim kadar denenmemiştir bu konuda. kaç akşamdır üzümlü kekimi göremiyordum rüyamda. dün ulaşınca mutluluktan deliler gibi sarıldım. çok korktum üzümlü kek, nerelerdeydin diye sordum. asıl sen nerelerdeydin diye kızdı. buz kesildi aramız birden. başıma kötü bir şey geleceğini anladım o an. kalesini gösterdi. bunu kalbimden yaptığımı, kalbimi kırdığında seni oraya atmaktan hiç çekinmeyeceğimi söylemiştim, kalbimi kırdın, oraya gidiyorsun, diye aldı götürdü beni yine. ne yaptığımı bile bilmiyorum üzümlü kek, ne olur yapma, seni çok özledim zaten desem de kapılar bir anda yüzüme kapandı. içeride düşünecek çok vaktin olur nasıl olsa, dedi.

en iyi ihtimalle 5-6 yıl orada kalacaktım. bu kolay değildi, çünkü üzümlü kekin kırgınlıkları kendini hissettiriyordu o kapalı olduğum yerde. uyumak zor oluyor böyle zamanlarda ama yine de bir şekilde uyumayı başardım. 311 gün sonra kapılar açıldı yeniden. 311 gün kaldığımı üzümlü kek söylüyordu.

normalde sitem edebilirdim ama üzümlü kek’in sırrını öğrendikten sonra, bu imkansızdı artık. en iyisi, yedim bir halt ne olur affet diyip, huyuna gitmekti.

üzümlü krallığın bahçesinde oturduk. korkudan yüzüne bile bakamıyordum. oyuncaklarımla oynuyordum kendimce. oyuncaklarını çok seviyorsun değil mi çocuk kalpli, onları bu yüzden hiç paylaşmak istemezdin kimseyle diye sordu üzümlü kek. evet diye güldüm. ben de oyuncaklarımı aynı şekilde seviyorum, diyor o gizli bakışı ile.

tatile gitmeme kızıyorsun değil mi diye soruyorum. evet diyor. bunun yerine, belki beni de kendi planlarına dahil edersin artık ve ben de senelik tüm seyahat haklarımı senden yana kullanırım üzümlü kek, diyorum. ayrıca ben de gitmek istemiyorum ki, hiç hazır değilim şu an bir yolculuğa, otel odamda dizi izleyip, blog yazacağım kesin yine, kızma lütfen.

elimde değil, diyor.

elinde olsun, çık artık saklandığın yerden, ben de gece gündüz seninle gideceğim yerlerin hayalini kuruyorum üzümlü kek. insanlarla yeterince dolaştın, çocuk kalpli’ne gelsin sıra!

biraz soğuk bir michigan gününe uyandım. bir süredir hava 15C’nin üzerindeydi. bugün yine kışa almış kendini. yarın da kar yağacakmış sanırım. günüm, ymca’da ve sonrasında psikoterapi ile geçecek.

69.8 kg’mım hala. planladığım gibi hızlı kilo veremedim, mart ayında geçirdiğim nöbetlerden sonra ama 70’in altına inmek yine de mutluluk verici. 77’yi gördü yoğun bakımdan sonra çocuk kalpli. yüzüm özellikle. ölesiye şişmişti.

daha çok spor yapacağım artık umarım. 67 olsam, birçok kıyafetim yeniden olacak.

ilk hedef 67 olsun.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.