took off.

insanlardan 1 günde korkmadım ben. böyle içime 1 günde çekilmedim. o kadar çok kötülüğe uğradım ki, elim ayağım dolaşıyor sokakta herhangi birisini gördüğümde. kimseyle bu yüzden arkadaş değilim artık. izole, kendime yeten, ufak bir hayatım var.

polis, kaza yeri raporu dün yayınlandı. görülen o ki, polis benim psikolojik ilaçlar aldığımı duyunca, kaza yeri ile ilgili başka bir şeyle ilgilenmeye ihtiyaç duymamış. halbuki tek bir cümle, davayı düşürebilmemizi sağlayacaktı: unit 1, kaza yerinden ayrıldı ve geri döndü.

yazmamış. hatta şahidin söylediğini bile doğru dürüst dinlememiş. şahit o aracın bana çarptığını söylüyor ama onun dediğini bile, bana, bir kırmızı aracın çarptığı (kırmızı araç benim) şeklinde yazmış. mantıklı bulmamış bir de, eşleşmedi diyor.

dünyanın en gerizekalı 3 insanı bir araya gelip, kaza yapmışız. ben, çarptığım kişi ve polis. benim ceza işi garantileşti artık ama benimle birlikte umarım hepsi ceza alır. davadan sonra, polis’i gerçekten şikayet edeceğim, böyle eksik, yarım yamalak not aldığı için.

kan raporu hala belli değil ama yarın veya perşembe günü belli olacaktır. sonra da yargı sürecim başlayacak. gerginim. dün, bu rapor elimize geçtiğinden beri, avukatımın da bir şey yapamayacağını düşünüyorum. yıllar önce üniversiteyken, ilk duruşmamda sorgusuz sualsiz ceza almıştım. yine öyle olacak. yalancı şahitlik yapmıştı biri ve beni haksız duruma düşürmüştü. düştüğüm haksız durum da, odamda oda arkadaşım dışında birini sürekli odamda görmek istememem. kız, sürekli sigara içen, bu yüzden de kokan biriydi. o halde, benim yatağıma oturuyor, iznim olmadan bilgisayarımı kullanıyordu. her gün bilgisayarımı ve yatağımı, kolonyalı mendil ile siliyordum. birgün yeter, çık odadan, dedim. kız benimle dalga geçti. çıkmazsam ne yaparsın, dedi. çık diye uyardım. elini kaldırdı bana vurmak veya itmek için. ben vurdum o panikle.

sonra hikaye; çocuk kalpli, beni odasında görünce, gelip, birdenbire, bana vurduya dönüştü. oda arkadaşım olacak ahlaksız, hakkımda böyle ifade verdi.

sadece kendi konfor alanımı sağlamaya çalışıyorken, 3500 TL civarında para cezası aldım. (35 gün hapis sanırım toplamda) aptal ve salak dediğim için 1500TL, yumruk için 2000TL. para çok sorun olmadı tabii ki ama psikolojik etkisi bunun en az 1 milyon katıydı. 22 yaşındaydım. hayata ve kariyerime başlamamıştım. abd’de yüksek lisans yapmaya hazırlanıyordum. yüksek lisanstan vazgeçirdi beni bu olay.

gerçi, gördüğünüz gibi, allah herkesin gönlüne göre veriyor. o iki sefilin, hayal bile edemeyeceği şeyler yaşadım, yaşamaya da devam ediyorum. sefil dememin de çok özel bir nedeni var. bu iki uyanık benden para istediler davayı geri çekmek için. asıl dertleri paraymış. ailem de vermedi. benim olsa o an, verirdim muhtemelen ama ailem kesinlikle hayır demişti. eminim aynı yolun yolcusu olmaya devam ediyorlardır.

ama ben yine ceza alacağım bence. dediğim gibi ben, haklı olsam bile ceza almıştım. yine alırım. belki de ibreti alem olsun diye en ağır hapis cezası da bana verilir.

bu arada bir şey daha farkettim. çizim bile yanlış. ben bir şerit geniş alıp vurdum, iki şerit değil.

psikoterapi alıyorum, fiziksel terapi alıyorum, spor yapıyorum ama yine de yeterli gelmiyor huzursuzluğumu durdurmak için.

olay yerinden kaçan bir kişi daha var, hiçbir sorumluluk almadan, tek bir açıklama daha yapmadan, giden biri daha var. üzümlü kek. ah üzümlü kek. ne düşündün o gün? hiçbir şey olmayacaktı, her zamanki gibi yardım alacaktım, birileri yardım edecekti değil mi? gelemedi bak işte, peter o gün, kendi ilaçlarını çift doz al, dedi sadece ve işe yaramadı kendi ilaçlarım. insan pijamalı ve çıplak ayaklı, çikolata almaya gider mi?

ambien, anksiyete ilacı değildir. eğer çok yüksek anksiyeteniz varsa, uyku ilacı sizi uyutmaz, hipnoz eder sadece. o akşam olan bu. uyuyamadım huzursuzluktan ve üzüntüden ama tam ayık da değildim. sarhoştum özetle. alkol almadan sarhoştum.

astral alemdeki üzümlü kek ise ağlıyordu dün gece. bir süredir, bana ulaşmaya çalışıyor ama cevap vermiyorum. dün ağlayınca artık dayanamadım. kalemden dışarı çıktım, göründüm ona. biliyorum çok zor ama beni bırakma, seni çok seviyorum, senin de bana ihtiyacın var, bensiz ölürsün, ölmeni istemiyorum, diyordu.

ağlama üzümlü kek diye sarıldım. benim, gerçek dünyadaki sana ihtiyacım var ama o kişi ne yazık ki sen değilsin artık, o beni hatırlamıyor bile, hatırlasa da, beni ne kadar inciteceğini umursamıyor artık, beni seven üzümlü kek, o akşam bana bir şey olacağını bilirdi, çünkü çok değil, yakın zamanlarda bile çok kötü şeyler olmuştu, seninle devam etmem, onun peşinden gitmem demek üzümlü kek, olmaz artık, çünkü gerçekten ölüyorum, dedim.

anlamıyorsun diyerek ağlamaya devam etti…

gerçekten göremediğim bir şey var mı diye düşündüm uyanınca ama 2 yıldır gece gündüz onu ve hayatımızı düşünmekten başka bir şey yapmadığımı biliyorum. düşünecek her şeyi düşündüme öyle eminim ki…

nedir bu?

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.