blue castle.

çocukken, milliyet kardeş dergisi, hayatımın anlamı gibiydi. öyle heyecanlı satın alır ve öyle hızlı okurdum ki. hatta bazen satın alıp, eve giderken, merakımdan açardım hemen birkaç sayfasını. en sevdiğim bölümleri yolda okurdum. mutlaka içerisinde çocukça bulmacalar olurdu. onlardan biri de iki resim arasındaki x farkı bulun şeklindeydi.

iki farklı versiyonda çizdirdim çocuk kalpli krallığın kalesini. şu an karar vermeye çalışıyorum. arasında ne tür farklar var, anlamaya çalışıyorum.

kırmızı versiyon:

mavi versiyon:

kırmızı daha çok üzümlü kek’e ait olduğundan, maviyi seçmek istiyorum ama kırmızı kuleli kale daha güzel sanki. bu arada bonnie de çok tatlı oldu. bonnie bonnie bonnieee. güzel kızım benim. daha önce, onu, neden kafesle çizdirdim bilmiyorum ama gerçek hayatta bonnie, sadece yem yemeye ve yatmaya gidiyor kafesine. kafesin kapağı da hep açık.

bir arman mı var diyeceksiniz ama var. ilginçliklerimden biri olsun. bayrağı, kendi armamla çizdirmek istiyordum ama elimde armanın photoshop versiyonu olmadığından, yerleştiremedik. sonra mutlaka uğraşacağız. çizdireceğim mutlaka çünkü, o armayı çok güzel bir kutsal kitap sözü ile almıştım. bugünleri anlatıyormuş demek.

“RAB’bin elinde güzellik tacı,Tanrın’ın elinde krallık sarığı olacaksın. Artık sana “Terk edilmiş”, Ülkene “Virane” denmeyecek; Bunun yerine sana “Sevdiğim”, Ülkene “Evli” denecek. Çünkü RAB seni seviyor, Ülken de evli sayılacak.” (Yeşeya 62:3-4)

ülkemle evleniyorum, üzümlü kek’i tek ediyorum. bu gece rüyamda, eğer bana o maili atmazsan, sonsuza kadar kalemde kalırsın, diyordu yine. senin sevgin bu işte, rahat bırak beni, yeterince mail ve mesaj attım sana, hiçbir şey yazmayacağım ve söylemeyeceğim, artık kendi vicdanınla baş başasın, diye bağırdım ona. sonra uyandım ve ağladım bir süre.

ondan önce de, sana teşekkür etmedim, hayatına devam et mesajı atmadım çünkü hayatına bensiz devam etmeni istemedim, seni hala seviyorum anlayamıyor musun, diyordu.

anlayamıyorum, anlasam bile hapse atıldıktan sonra anlamı yok diye cevap verdim.

benim yüzümden mi atıldın, kullandığın ilaçların etkisinde mi kaldın, allah bilir neler karışıyordu zaten ilaçlarına, ben de annen gibi hissediyorum, benim de gönlüme göre oldu, artık kullanamacaksın hiçbir ilaç, diye yine suçu bana attı.

o cumartesi günü, uyku ilacı aldığım halde, üzüntümden uyuyamadım ben…

bu arada, görsellerdeki sincaplardan birinin, suratının bir kısmı yok. çizer, hiç yapmazdı böyle bir hata. şuna bak, tüm işi de tamaladık. şu an gerçekten biraz daha uğraşacak motivasyonum yok. bir süre sincabın yüzü böyle kalsın.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.