breton corner.

şu dünyada, bir avuç da olsa iyi insanın olması ne güzel. onlar olmasa, birgün bile devam edemeyiz. geçirdiğim kaza için, avukat tutmakla en doğrusunu yapmışız. çünkü bize kalsa, direk yargıça gidip, cezamız için yalvaracaktık ve ceza seçecektik. olayın görgü tanığı, çift aradı dün. beni çok merak etmişler ve kelepçelenip götürüldüğümü görünce, kalpleri kırılmış. senin adına ifade vermeye karar verdik, çünkü olayda tuhaflık var, dediler. polis sorgusuz sualsiz, beni o halde görünce, iki şey sorup, direkt bileklerime kelepçeyi geçirmiş. çok da sıkmış. canımın yandığını görmüşler. ben de farkettim zaten. ellerimi 1 cm bile oynatsam, canım yanıyordu. diğer araç, gerizekalı, zil zurna sarhoş işte, bana çarptı durup dururken diye üzerime atmış komple. adi herif.

öncelikle olayın şekli:

görseldeki yuvarlak, breton corner diye geçiyor. burton ve breton yolunun birbirine kesiştiği nokta. bu iki yol da 3 şeritli. yuvarlağa sağdan gelen araç benim aracım. yukarıdan aşağı gelense o. çift de o kornerde bulunan benzin istasyonundan benzin alıyor. sen aşırı yavaş gidiyordun, o da çok hızlı geliyordu. ya sen geniş aldın, ya da o senin şeridine hızlı girdi, diyor, çarpışma anında senin aracın durdu ama o devam etti, birkaç saniye içinde tam tersi istikamette dönüp olay yerine döndü, sana baktı, bağırdı ve sonra tüm hızıyla, olay yerini terketti. 15 dakika sonra dönüp, arabada rahatsız bir arkadaşım vardı, onu bıraktım diye ifade verdi, saçmaydı çünkü arkadaşını başka bir istikamette bir yere götürüyordu öncesinde.

kaza sırasında şok geçirdiğimi ve travma yaşadığımı düşündüğünü söylediler.

“adını bile unutmuştun, direksiyonda görmeyen gözlerle oturdun birkaç dakika, seni dışarı çıkaramadık, kafanı vurduğunu düşündük ve 911’i aradık. sonra aracının içindeki sigorta kağıdından, aracın senin ve eşinin isimlerini öğrendik. eşine facebook’tan ulaştık. polisin ve ambulansın gelmesi 15 dakika sürdü. polis geldiğinde, kazayı yapan herif de yeni dönmüştü. polis anlayamadı. polis, senin sarhoş olduğunu düşündü ama sonra sende alkol çıkmadı. sana bir şey alıp almadığını sordu. sen de sadece psikiyatrik ilaçlar kullandığını ve hepsinin reçeteli olduğunu söyledin. polis, seni biraz daha zorladı ve ilaçlarını bugün ne zaman aldığı sordu. öğlen vakitlerinde ambien aldığını ama uyuyamadığını söyledin. bunu duyar duymaz, sana bir iki hareket yaptırdı ve seni tutukladı, diğer herife de iyi akşamlar, dedi.”

hala hatalıyım ama olay tamamen üzerime yıkılmış gibi görünüyor. eşim, sleep walking olduğunu düşünüyor. sen üst katta uyuyordun, seni kontrol ettim ve uyuduğuna emin olup, bodrum katına indim, video oyunu oynamak için, kulağımda kulaklık olduğu için arabayı çalıştırdığını duyamadım, benim hatam diyor.

becca da, bana üzüldün ve bu hatayı yaptın, beni çok hasta halde görünce, yine ona gideceğini ve böyle bir şey yapacağını biliyordum, diyor.

ben de tüm suçu, paskalya çikolatalarına atıyorum. o gün, kafayı bozmuştum bu çikolataların neden hala ortaya çıkmadıklarına. her tür çıkmıştı ama benim sevdiğim dove coconut creme, bir türlü marketlere gelmemişti.

hayatta yediğim en pahalı paskalya çikolatası olacaklar muhtemelen. sadece avukatın davayı almasına bile 2500 dolar ödedik. neyse ki dava büyük ihtimalle düşecek ve belki sadece 1 ay ehliyetime el konacak tedbir amaçlı. dava süreci uzun sürecek ama şunu biliyoruz, çarptan herif de bu işten kolay sıyıramayacak.

herkesin görüşü de, benim için çok hayırlı olduğu. anneme, hapis dışındaki yerleri anlattık. en çok o sevindi, artık hiçbir ilaç alamayacağıma. gönlüme göre oldu, bir şekilde olmasını istiyordum ama seni nasıl ikna edeceğimizi bilmiyorduk, diyor.

annem, eşimin ailesi, becca, bu sefer çok kararlılar, bana nefes aldırmayacaklar, sürüm sürüm süründürecekler, asla merhamet de göstermeyecekler, öyle bir iki günde unutmayacaklar, bu olayı. 2015 yılında yaşadıklarımı yaşıyorum. iyi olduklarıma emin oluncaya kadar, çok uzun süre göz hapsinde olacağım. dün evi temizleterek başlattılar. hep beraber çalıştık aslında, eşim, annesi, babası, tüm gün uğraştık. noel ağacının evden çıkması gerekiyordu. o ağacın iğneleri de her yere bulaştı evde. eşimin babası ne iş yaptı özellikle. imrendim, bir şeyleri yapma gücüne. bir daha canlı ağaç almam muhtemelen. eve girişi kadar, evden temizlenişi de çok sorun. onun dışında da uzun zamandır, toz alıp, elektirik süpürgesi açmamıştık. korona sürecinden beri iki ergen gibi yaşıyoruz eşimle. ikimiz de saldık bazı şeyleri. motivasyonumuz yok. eskiden her cumartesi evi birlikte temizlerdik. şimdi çarşaflarımızı bile 2-3 hafta da bir değiştiriyoruz.

neyse ki temizledik ve ben akşam saatlerinde yatıp, ölmüş bir şekilde uzun uyku uyuyabildim. bir kere bile uyanmadım gece. rüya da görmedim. işe de gidecektim aslında ama hala biraz garip göründüğüm için, eşimin babası götürmekten son anda vazgeçti. bir süredir boynumdan dolayı, doktor notum vardı, zaten ama çok az kaldı kovulmama. pazartesi de dönmezsem, yeter artık diyecekler.

döneceğim ama, mutlaka döneceğim. birkaç günlük kış gezisi sonrası, tüm aklımı işime vereceğim.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.