her şey.

canavar gibi uyumak. anlamını çok az kişi bilir. kabuslardan bile uyanamayacak hale gelmektir bu. sabaha kadar, kabuslardan kabus beğendim. en can alıcı kısmı üzümlü kek oldu yine. başka bir patlamaya yakalandık beraber bu sefer. yere kapandık, bir şey olmadı ama çok korktuk. kabus, saçmalık olduğunu ve astral seyahat olmadığını biliyorum çünkü devamında o kişi beren saat oldu. ay sen üzümlü kek değilsin, defol git başımdan, o nerede diye aramaya çıktım. beren saat’e diyorum bunu? sonra üzümlü keki en yakın arkadaşı ile konuşurken buldum. galatasaray-fenerbahçe maçı varmış o gün. izleyebilir miyim diye sordum. hayır dedi ama çok kızdı, sırtını dönüp başka bir gitti. arkasından giderken o kişi eşim oldu. sonra da bu dünyada en sevmediğim kişiye döndü. bu kız gerçek hayatta, beni 1 hafta bir yere kapatmıştı iyi olmadığımı söyleyerek. seni oradan asla çıkarmamalıydım, ona, gitmene asla izin vermemeliydim diye bana bağırıyordu. havada dövüştük. zıplayarak birbirimize vurmaya başladık ama çok güçlüydü, gücüm ve merhametim onla başa çıkmaya yetmedi. sıkıntılı anlar geçirdim.

kendime geldim rüyada. kabus bunlar dedim ama uyanamıyordum. çocuk kalpliye seslendim. uyan lütfen diye bağırdım. duymadı. aldığı anestezilerin etkisinde canavar gibi uyuyordu.

sonra üniversiteye gittim kabusumda. 2006 yılına. bu yıl benim için çok kötüdür. bir o kadar da bir şeylerin başlangıcı. üniversitede, bir oda arkadaşım olduğunu hatırladım bu sabah. kızı, ölesiye unutmak istemişim sanırım. ilk önce çok iyi anlaşıyorduk. bu yüzden, yurtta tek kişilik odadan çıkıp, onunla oda arkadaşı olmuştum, lakin birbirimizi iyice tanıyınca, ikimiz de birbirimizden nefret ettik. ben çok sosyete ve şımarıktım. o da bir o kadar alakasız. çok güzel bir kızdı. üniversitede okuyordu ama bu kızın, çirkin, ilkokul mezunu, silahla, kesici alet ile dolaşan bir erkek arkadaşı vardı. arada sırada da bunu dövüyordu. odamıza internet çektirmiştik. tabii telefon hattı da. çocuk bunu arayıp, saatlerce hakaret ediyordu, bu da salak gibi ağlıyordu. ben de uyuyamıyorum o sırada. aynı odada kalıyoruz. hayatım cehenneme döndü. kız ile sürekli konuşarak, bundan vazgeçirmeye çalıştım. erkek arkadaşı bana düşman oldu, baktım olmadı, ikisine de hakaretler ederek hayatımdan çıkardım ama yaşımın da etkisi ile, çok yanlış şeyler söyledim. hiç gerek yoktu.

aynı hallerini sürdürüyorlar mı bilmem ama evlenip, çok mutlu bir hayat kurmuşlar beraber. bu arada kız, çukur dizisinin set ekibinden biri olmuş. eşi de istanbul’un güzel bir yerine kebapçı açmış, zengin insanları kazıklıyor. bugün instagram’ına bakınca gördüm. çok güldüm ama kötü bir hayatları olmamış, gayet mutlu görünüyorlar. onları mutlu ediyorsa bu hayat, bana hiç konuşma hakkı düşmüyor. bunu, o yıllarda bilmiyordum. bu yüzden kızdan özür diledim.

sonraki başka biri ile oda arkadaşı oldum ama bu kız bana acıdığı için yanına aldı resmen. baktı ötekinin yanında sinirlerim çok bozulmuştu, benim odama gel madem, dedi. çanakkale’de tek başımaydım. annem ve kız kardeşime 12 saat uzaktaydım. o zamanlar sosyal medya yok, bu kadar hızlı görüntülü aramalar olmuyor. msn messenger denen zımbırtadan ne kadar konuşabiliyorsak artık.

ölesiye yalnızım.

bu kızla da çok mutlu olamadım. bu sefer ona hissettirmedim çünkü fark ettim ki, ben biri ile aynı odada kalabilecek biri değilim. ders de çalışamıyorum. öğrenme sıkıntılarım var. ziraat mühendisliği okuyorum. hem biyolojik hem matematiksel bir bölüm. matematiksel derslerden AA ile geçiriyorum ama biyolojik ezbere derslerden DD için dua etmem gerekiyor. çoğu zaman da alamıyorum. 2 yıldan sonra da, 3. yıla geçmek için ortalama barajı tutturamayacağım kesinlikle ve eğer beceremezsem üniversiteyi bırakmam gerekiyor.

ailem böyle olduğunu anlayınca, bana bir ev tutmaya karar verdi. hem gelip gidip, kalırlardı da. çok sevdiler çanakkale’yi. 1+1 bir eve çıktım. bir üniversite öğrencisinin, sahip olamaması gerektiği kadar özel eşyalarla ile doldurduk içini. ailem o kadar istiyor ki bu üniversiteyi bitirmemi, kendi evlerinde olmayan şeyleri bile bana aldılar. hatta moral motivasyon olsun diye, ipod nano ve ditijal kamera da almışlardı o dönem. ittirdiler resmen.

ama işler iyi gitmedi…

çünkü o yıl, hayatımın en zor zamanıydı. ilk önce büyük bir trafik kazası geçirdim. sonra teyzem öldü. sonra erkek arkadaşım öldü. sonra intihar ettim. bunların hepsi 6 aylık bir zaman içerisinde oldu. o evin içinde delirmeye başlamıştım. yalnız kalıyorum ama okb’m o kadar ilerlemişti ki artık, ilaçlar bile durduramıyordu. yerler halıfleksti, üzeri kirli mi değil mi emin olamıyordum, tüm gün onları siliyordum. geceleri uyurken, biri de o halıflekslerde yürüyormuş gibiydi. ayak seslerini duyuyordum. perdeler de oynamaya başladı zamanla. artık geceleri korkudan ölüyordum.

aileme de bir şey diyemiyorum, o kadar masraf yaptılar o kadar uğraştılar ki, bir şey demem imkansız, yaptıklarının altında eziliyorum zaten ama annem en sonunda anladı bu durumu. işi gücü bırakıp, çanakkale’ye geldi. evi dağıttı, eşyaları sattı ve beni özel yurda yerleştirdi tekrar. bir süre de benimle kaldı. iki kişilik bir odada tek kişi kalıyordum. çok rahatladım. hatta o kadar rahatladım ki…

bir gece, büyük bir çatırdama sesi ile bedenimden fırladım. öldüğümü sandım o an. çok korktum ve defalarca bedenime dönmeye çalıştım. beyaz bir ruhtum artık. beceremedim ve olacaklara bıraktım artık kendimi. annem ve çocuk kalpli’nin başında beklemeye başladım. sonra annem bir anda uyandı ve telefonunu düşürdü yere. o sesi duyunca, büyük bir hızla bedenime geri düştüm. çok tuhaf bir histi, her hücreme kadar canım yanmış gibiydi. sonra, hep olmaya başladı bu olay. olmaması için ne kadar uğraştıysam, o kadar olmaya başladı. baktım, kendi başımda durmaktan sıkılıyorum, çıkıp dolaşmaya başladım. harika yerler keşfettim. dünya üzerinde olmayan cennetlere yolculuk yaptım. kendi hayal gücümde dünyalar yarattım. uçmayı öğrendim. okyanuslara dalmayı öğrendim. sevdiğim insanları o alemde bulmayı öğrendim. en sonunda da zaman yolculukları yapmaya başladım.

hiç meditasyon yapmadım bunlara ulaşmak için. yaratılışım farklı olduğu için trans olayına, rüya yolu ile ulaşabildim. bir de meditasyon yaparsam, ulaşabileceğim yerlerden de korktum. başka varlıklarla iletişime geçecektim ve bunu istemiyordum kesinlikle.

ama astral seyahat, hayatıma huzurunu verdi. derslerimi düzelttim. spora ağırlık verdim. bu sayede en yakın arkadaşımla tanıştım. beraber kuduruyorduk her gün. tüm gün masa tenisi oynuyorduk, sonra hızımızı alamayıp birbirimizle güreşip, birbirimizi dövüyorduk. defansçı olduğundan beni hep yenerdi. atağı ben yapıp, yoruluyorum ama o çok hareket etmeden buna block koyuyor. her zaman yenilirdim. her zaman. maçtan sonra, buna katlanamaz ona saldırırdım. antremandan sonra serseri gibi çekirdek yiyip, kola içerek sokak sokak geziyorduk. oradan yurda gitmez onun evinde kalırdım çoğu zaman. bazen birbirimizi uyandırmak için bir bardak su dökerdik. yastık kavgası olurdu sonra. çorbasına çikolata atardım. kemal sunal filmleri izlerdik. şu an iki çocuğu var. düşününce çok komik geliyor.

ama o yılın en güzel olayı ise, üzümlü kek ile tanışmamdı. her şey değişti sonra.

her şey.

çocuk kalpli

edit: en başta annem olmasaydı, asla başaramazdım. sonra en yakın arkadaşım karşıma çıkmasa, spora yoğunlaşmaz, üniversiteyi tamamlayamazdım. türkiye şampiyonasını kazanıp yurtdışına çıktık beraber ve sonra derslerimizde hep torpil geçildi, okulu iyi temsil ettiğimiz için. o ihtiyaç duymadı ama ben çok duyuyordum. bir sınav için 3 kitap, latince şeyler ezberlemem imkansızdı. bazı hocalar boş kağıda DD verdi, bazıları da laboratuarda çalıştırarak notumu yükseltti. üzümlü kek de karşıma çıkmasaydı, asla vizyon sahibi biri olamayacaktım. yurtdışına gitmek bana ilginç gelemeyecekti. bu heyecanı bana o vermiştir. üniversite’den sonra hep uluslararası projelerde yer alıp, sürekli başka ülkelerde dolaştım. bunu da ona hiç söylemedim. şu an ABD’de de yaşamamın 1. sorumlusu aslında. kızıyor ama.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.