happy holidays.

dün operasyondan sonra iyi olduğuma dair bir fotoğraf çekip paylaşmışım. sabah, ben de sizinle birlikte gördüm. gözüm açık çekmeyi başaramamışım ama olsun, iyi olduğuma delalet her hali ile bence. sadece lokal anestezi ve gülme gazı denilen sersemleticiyi aldım ama hareketsiz kalabilmem için gülme gazını yüksek dozda aldım. sonuç, böyle fotoğraf atmak ve türkçe konuşamamak oldu. (kendimde değilken türkçe komple gidiyor benim)

16 saat uyuduktan sonra, canım biraz yanıyor bu sabah ama geçti gitti. üzümlü kekin istemediği türden bir anestezi almadım ama gene de çok mutlu edememiştim onu sanki. hep bir üzüm buluyor kızmak için. kadınlardan ve salı günlerinden çok çektim ben bu gece yine. bu arada şunu da fark ettim: eğer gerçek dünyada uyuşturulmuşsam, ona uyandığım alemde de hareketsiz kalıyorum. yine kucağında yatıyordum ama ayağa kalkamıyordum. kalkmam da gerekiyordu çünkü burnumu sıkıyordu. sevmiyorum bunu. çok kötü hissettiriyor. bir yandan laf koyup, bir yandan da burnumu sıkıyordu.

eşim ve becca, benimle dişçiye gelmişlerdi ve üzümlü kek buna çok kızmıştı. gülerek kendine gel, sen böyle kıskanç biri değilsindir gerçek hayatta, dedim. burnumu öyle bir sıktı ki, tamam yanılmışım, dünyadaki en kıskanç kadınsın, ne olur burnumu rahat bırak diye yalvardım. noel’i konuşmaya geçmedik henüz, dedi. kaçmaya çalıştım ama hareket edemedim yine. sonuna kadar burnumu sıktı üzümlü kek.

benim senin burnunu sıkmam lazım, bir noel’e daha ayrı girdik, gelecek yıl da beraber giremezsek, gerçek hayatta seni bulup, o burnunu ben sıkacağım, dedim. nerede kutlamak istersin, dedi. dünyanın her yeri olur, dedim. olacak söz veriyorum, dedi. dediklerimi yapar iyileşirsen hepsi olacak, dedi.

happy holidays’teyiz. haftaya kadar çalışma yok kimseye. becca ile yürüyüşe çıkacağız bugün. yeni yıl planlarımızı konuşacağız. öyle çok şey yok kafamda ama ilki tamamen iyileşmek. iyi gidiyorum şu an. ikincisi, tüm artık kiloları verip şekile girmek. üzümlü kekimle yollarımızın kesiştiği blogdan, biri, beni bu konuda çok heyecanlandırdı. kız 70 kilo verdi. görseniz aklınız hayaliniz şaşar. o, motive etti beni. çalışamalarını bana gönder, birbirimize motivasyon verelim, dedi.

aslında bu konuda biraz korkuyorum. kızın çok ilginç instagram hikayeleri var. sevişmek yaşamın bir parçası, insanların olmazsa olmazı biliyorum ama bu kızın hikayelerinde sebzeler bile sevişiyor. sanırım yaptığı iş ve hedef kitlesi bunları ilginç buluyor. kızın reklam ajansı var kendine ait. sanatçı ahalisi işte diyip geçmek istiyorum ama bir yandan da korkuyorum. ödümü koparıyor bu tür şeyler.

eğer virüs olayını aşarsak, yazın softball takımımızın yanı sıra, kilisenin amerikan futbolu ve normal futbol seçmelerine de katılmak istiyorum. arkadaş bulma ve sosyalleşme konusunda en büyük şansım oldu spor.

evimin 3. odasını dizayn etmek istiyorum artık. bana kalsa çok basit bir şey alacaktım. ikea’nın hemnes modelini alıp koyacaktım ama eşimin annesi tabiri ile “cheap” buldu. üzerinde zaman geçirebileceğin, daha geniş ve daha sağlam bir şey olsun, dedi. gözümüzle daha iyi şeyler bakacaktık güya ama virüs yayılınca kaldı o da.

aslında hayatımızda her şey o kadar bekleme halindeki. şu aşılar işe yarasa da eski hayatımıza kavuşsak hep beraber.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.