ona inancını kaybetme çocuk kalpli.

-kahvaltı hazır çocuk kalpli hemen gel.

hemen geliyorum.

-hala hemen geliyorsun.

HALA HEMEN GELİYORUMMMMM!! diye bağırarak geçiyor bugünlerim. geçsin bu hırçınlığım diye olabildiğince kendimi dışarılara atıp, yürüyorum, dışarıda zaman geçiriyorum ama hala yatıştıramadım şu halimi. insanların kalbini kırıyorum. özellikle de ailemin. bu, gerçekten bana yakışmıyor.

bugün foça’nın en uç dibine kadar yürüyüp oradaki kafelerden birine oturdum. bu sevimli köpek de vardı:

korkunç rüyalar gördüm sabaha kadar. üzümlü kek’in beyrut patlaması iyice şekilleniyor rüyamda. lanet olsun. bu rüyayı gerçekten zihnimden bir şekilde sildirmem lazım. bu vahşeti bir daha görmek istemiyorum. keşke hiç astral seyahat diye bir şey olmasaydı. hiç gitmediğim beyrut sokaklarını, acılar içindeki insanlarla görüyorum şimdi. sokak sokak içinde dolaşıp, acı çekiyorum ve gerçekten patlamanın yaşandığı gün ordayım. ilk zamanlar patlamanın ilk yaşadığı an uyanıyordum, şimdi patlama sonrası da ordayım.

kabusumun diğer bir parçası becca. uyanıp tekrar daldığımda ise onunla yaşadığım, daha doğrusu yaşayabileceğim bir tartışmayı görüyorum. becca öyle sinirli ki, hayatım boyunca onu hiç öyle görmedim. gerçek hayatta ise, becca’nın öğrenip, bana böyle sinirlenebileceği bir şey gerçekten var. virüslü sandığım bir çocuğu gidip öptüm intihar etmek için. aslında imkansız ama bunu biliyorsa, gerçekten, beni, elinden kimse alamaz.

çok kötü bir geceydi. tanrım, bu böyle neydi diye tamamladım sabahı. sabahki rüyamda ise mathieu’yu görüyordum. eski bir arkadaşım. romanya’da tanışmıştık. hayatta gördüğüm en yakışıklı adamdır. hep aramızda özel bir şeyin olduğunu düşünmüşümdür. biraz farklı biriydi o da. fransızdır ama kız arkadaşının peşinden romanya’ya gelmiş, sokaklarda bile yaşamıştır onun için. inanılmaz bir aşkı vardı şu anki eşine. özel bir şey düşünmek imkansızdı aslında ama ben özel bir şey hissediyordum yine de onunla ilgili. üzerine hiç konuşmadığımız bir şey, hep var gibiydi.

üzümlü kek ile onu ziyarete gittik bir gün. üzümlü kek’ten bir şey istemişti ayrılırken. ona çok iyi bak, demişti. mathieu’yu da gördüm rüyamda.

“bana verdiği sözü tutuyor, ona inancını kaybetme çocuk kalpli” diyordu.

böyle karmakarışık, huzursuz bir geceydi. yani “hala hemen geliyorum” diye kötü bir şekilde ailemin hiç haketmediği şekilde başlıyorum güne belki ama içimde öyle fırtınalar kopuyor ki, fonda, en alttaki müzikle uyumama rağmen hiç yardım etmemiş.

nasıl duracak bu huzursuzluğum?

gerçekten hiç bilmiyorum…

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.