ilk yüzüş.

ilk kez foça’da denize girdim bugün. o da arkadaşım faustina’nın hatrına. yatla çıkacak durumda değilim diyince beni görmeye geldi. hep beraber denize gittik. aslında hala ikna etmeye çalıştı ama yarından itibaren alacağım psikoterapileri bahane ettim. hala o kadar eğlenecek durumda değilim. ruhum hala yasta. kolay değil benim için. sonra yine gelecekmiş zaten. işinden 2-3 gün izin alıp soluğu urla’daki yazlığında alıyor o da. eylül’de çıkarız diye konuştuk. bana bu sevimli yastığı getirmiş:

IMG_0185

yarın eşyalarım da gelecek umarım. böylelikle yerleşik hayata geçiyorum. yarından itibaren yerleştireceğiz. biraz da olsa moral olur belki bana. ranzayı odadan çıkardık. bu gece yerde yatıyorum ama nefret ettim zaten o ranzadan. 1 hafta boyunca içinde kabir azabı çektim. bana kalsa atmıştım ama annemler müştemilata koydular şimdilik.

IMG_0135

burası da hayal ettiğim gibi olmadı. çok beceremedik kardeşimle. her yerini biz yaptık. 1-2 yıl böyle durduktan sonra yıkılıp yeniden yapılabilir, o zaman çok daha güzel bir hobi odası yaparım. zaten şu an annemler de burada kalmama izin vermez. annem gelip su içirme bahanesi ile gece 2-3 kere uyandırıyor beni. nöbet geçirmediğime emin olmak istiyor. onda da korku oluştu. çocuğum birgün uyanamayacak korkusu sardı. mümkün. ne diyeyim.

denizden gelince uyku bastırdı. ek sakinleştirici aldığım için çok canım yok zaten. kendimi de uyandıramadım. üzümlü kek buldu beni. kavgamızı ettik bir güzel. içim rahatladı böyle. aslında en başta çok kararlıydım. sakın gidebileceğini aklından bile geçirme diye bir cümle kurunca rüyamda çok sinirlendim. git, teşekkür ettiklerinin rüyasına gir sen, 1 hafta boyunca gece gündüz ağlayanların değil, diye koydum cevabı ama üzümlü kek durur mu. bayan ad hominem. gitmek istiyorsan o zaman fotoğraflarımı niye çaldın diye sordu. cevap veremedim ama çıldırmıştım artık, yeter beni bırak, yeter bana eziyet ettiğin, canım yanıyor lütfen gelme artık rüyalarıma, dedim. seni seviyorum, sana ihtiyacım var, bırakma beni, zaten şu an aldığın ek sakinleştiricinin etkisinde vazgeçiyorsun benden, sana demiştim sevgiyi bölüyor, diye noktayı koydu. sevgiyi sen bölüyorsun bu blokelerinle diye bağırdım. şu an sence seninle konuşabilecek durumda mıyım, öyle basit mi seninle konuşmak, dedi.

uyandım artık. biraz da olsa sakinleştirdi beni ama bu rüyada geçen konuşma. zaten hep bir şekilde kandırıyor beni. benim aklımda ise tek bir şey var. kovsa bile, onu şu halde bırakmak bana göre bir şey değil. ben zalimlerden değilim ama nasıl yapacağımı gerçekten bilmiyorum bu sefer. gerçekten tükenmiş haldeyim. üzümlü kekime ayrı, beni kırışına ayrı üzülüyorum. bir yandan da evliliğim bitme noktasına geldi. 1 haftadır eşimle yazışamadık. sonu “senden asla boşanmam” ile biten saçma sapan bir mail göndermiş. allahım sen sabır ver diye okudum her satırını. reddit forumlarında türklerle konuşa konuşa, direk türk erkeği oldu. hiç amerikan gibi davranmıyor artık. yarın konuşuruz diye attım başımdan.

becca’ya yazdım bir şeyler. o da merak içinde. lübnan saldırısını görür görmez ben üzümlü kekimin peşine düştüm, o da görür görmez “çocuk kalpli ölmüştür bunu görünce” diye benim peşime düşmüş. önce şoka girip sonra nöbet geçirdim ama ayıldım sonra korkma, dedim. o da üzüldü. umarım kuruluşu başka bir ülkeye gönderir, dedi. bense umarım türkiye’de çalışır diye hayal kuruyorum. bir daha ayağına taş değsin istemiyorum.

yarın mutlu perşembemiz. bir de ağustos’un 13’ü. geçen yıl ağustos’un 13’ünde başlamıştım bu mesajlara. aslında yarınki mesaj için buraya kadar yazmayı planlamıştım bu sabah uyandığımda ama sonra rüyamda gelince üzümlü kek, kafam yine karışmış oldu. hiç hesapta yoktu bu diyaloglar aslında. ben de istemedim ki ona mesaj göndermek, bunları yaşamak. kırılacağımı bile bile yazmak. yeni bir yolculuğa çıkmıştık onunla. beklentisiz sevecektim bu sefer. inanamıyorum şu yaşadıklarımıza. 2020 yetmiyormuş gibi en korktuğum şey de başıma gelmiş oldu.

son bir kere daha kurabilir miyim acaba yıkılan evi? buna gücüm yeter mi. gerçekten bilmiyorum ama denemeyi umuyorum. sanırım ağlaya ağlaya bir kere daha denemek istiyorum. dediğim gibi, ben zalimlerden değilim. birgün gideceksem bile şu an çok yanlış bir zaman.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.