haziran.

1 haziran’ı bekleyen sadece siz değilsiniz. biz de aynı durumdayız. onun heyecanı ile mutlu kalktım bu sabah. aslında çok huzursuz rüyalar görüyorum bugünlerde. bırak üzümlü kekimi bulmayı, kendimi bile zor hatırlıyorum. rüyalar yutuyor beni. her şey gerçek gibi geliyor, uyanmayı başaramıyor, kabuslardan kurtulamıyorum. yağmurlu bir sabah. 11 gibi gökyüzü açılacak sanırım. koşu sahasına yürüyerek gidip, koşmak gibi bir planım var, yoksa kabuslarımın devamı bu gece üzümlü kekim ile olacak. hissediyorum bunu. aslında araba ile gitmeyi daha çok seviyorum. 31 numaralı parka çekiyorum arabayı ama saatimle yaptığım programda daha hareketli olmam gerek kilo verebilmem için.

IMG_7647

dün eşim beni mutlu edebilmek adına, güney amerika ülkelerinden gelen kolalarda, daha düşük kafein ve şeker olduğunu saptamış ve gidip onlardan almış akşam yemeği için. yani inanamıyorum şuna, ikimizi de yakacak, ne yaptığının farkında değil gerizekalı. üzümlü kekimi zor ikna ediyorum rüyalarımda, boşatacak bizi, az kaldı. üzümlü kekim kızdıkça, bu sanki inadına, onu kızdıracak, yeni bir şey ile karşıma çıkıyor. aslında mantıklı, yemek zamanı bu içilebilir ama şu an değil, daha o günlere çok var. şöyle 2-3 ayı kayıpsız, nöbetsiz, ek sakinleştiricisiz geçmem lazım. iyileşmiş olmam lazım. yoksa üzümlü kekim de dönmeyecek. bir de o var. bu kısım, çok daha önemli zaten benim için.

becca uğradı dün akşam. pazartesi işi bırakacağım ve başka yerde çalışacağım için biraz da olsun üzgün. ne olursa olsun 5 gün çalışma, yeni işinle yine yarım zamanlı anlaş, diyor. ben, zaten yarı zamanlı çalışacaktım ama yazın türkiye’de uzun bir tatil yapabilmem için haziran ayında biraz daha fazla çalışmam gerekebilir. burada öyle bir şey var. yarım zamanlı çalışıyorsanız, günlerinizi tama tamamlayıp, tatil için zaman yaratabiliyorsunuz. tam zamanlı çalışıyorsanız, pek mümkün değil tabi ama tam zamanlı çalıştığınızda tatmin edici bir ücret alıyorsunuz.

becca erken gitmek zorunda kaldı. çünkü uyku vaktim gelmişti. ben uyuyacağım git dedim resmen. buna inanamıyorum, diyor. asıl ben inanamıyorum, sayende hava kararmadan, ilacımı alıp yatıyorum, mektup atmak gibi bir şey yapmasaydık, yazın 8.30-9’da yatıyordum, dedim. ona söz verdim, sözümün yalan olmaması adına, yatıyorum. ama yazın 8.30 yazmıştın, dedi. 7.30’dan 1 dakika sonrasına bile izin vermiyor, dedim. bu sadece rüya, bu kadar etkisinde kalmamalısın, dedi. rüyaların hayatımdan bile önemli olduğunu biliyorsun, bir de orada küsüp giderse, akşam erken yatacak bir çocuk kalpli kalmayacak bu dünyada, gündüz yaşayabilmek içim tüm gücümü rüyamda ondan alıyorum, dedim.

böylece ilginç konuşmalarımıza bir yenisini ekledik.

ona, zaman buldukça kilisedeki gönüllü faliyetlere katılacağımı söyledim. yine görüşeceğiz yani. zaten yazın, bizim bahçemizde zaman geçiriyoruz, çocuk salıncağı ve kaydırağı olduğu için. çocukları parka götürme sözü altında bize geliyorlar, çocuklar eğlenirken, onlar da şaraplarını yudumluyorlar. güzel oluyor. 1 haziran’da umarım tüm bunlara, bir daha ayrılmamak üzere kavuşacağız.

çocuk kalpli

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.